Kısasa Kısası Beğenmeyenler

Kendilerini dayanaksız bir şekilde tüm inananlardan daha erdemli ilan eden dinsizler, kısasa kısasın yanlış olduğunu düşünüyorlar. Onlara göre suç işleyen affedilmeli, eğitilmeli, doğrular gösterilmeliymiş. Oysa Allah’ın bizzat kendisi de zaten kısasa kısas hakkımız olduğunu söylemekte fakat affetmenin ve sabretmenin daha hayırlı olduğunu söylemektedir:

O Kitap'ta onlar üzerine şöyle yazmıştık: Cana can, göze göz, buruna burun, kulağa kulak, dişe diş... Yaralamalar karşılığında da kısas. Kim kısası bağışlarsa, bu bağışlaması kendisi için günahlara bir perde olur. Allah'ın indirdiğiyle hükmetmeyenler zalimlerin ta kendileridir. Maide 45 

Bir kötülüğün cezası, tıpkısı bir kötülüktür. Fakat affedip barışmayı esas alanın ücretini bizzat Allah verir. O, zalimleri hiç sevmez. Şura 40 

Allah kötülüğe karşılık verirken bile adaletten sapmamamızı, aşırıya gitmememizi ister:

Eğer ceza ile karşılık verecekseniz, ancak size yapılan kötülüğün türü ve miktarı ile karşılık verin. Eğer sabrederseniz, elbette ki bu, sabredenler için daha hayırlıdır. Nahl 126 

Bu konu da diğer eleştirilen ayetler gibi sırf eleştirilmek için eleştiriliyor. Kısasa kısası beğenmeyenlerin kendi ya da bir yakınlarının başlarına bir kötülük geldiği zaman şimdiki söylediklerine samimi olacaklarını ben sanmıyorum. Allah, kısasta hayat olduğunu söylemekte, fakat karşılık vermede aşırı gitmek nedeniyle ortaya çıkan kan davası gibi kötülükler sergileyenlerin azap göreceğini bildirmektedir:

Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazılmıştır. Hür kişiye karşılık hür, köleye karşılık köle, dişiye karşılık dişi... Kim kardeşi tarafından herhangi bir şekilde affa uğrarsa, bu durumda örfü izlemek ve affedene en güzel biçimde bir ödeme yapmak gerekir. İşte bu, Rabbinizden size bir hafifletme ve bir rahmettir. Kim bundan sonra azgınlık ve düşmanlık ederse onun için korkunç bir azap vardır. 

Ey aklı ve gönlü işleyenler, kısasta sizin için hayat vardır. Bu sayede korunmanız umulmaktadır. Bakara 178-179 

Her durumda pasifizm erdem değildir, sadece zalimin zulmünü artırmaya yarar. Bizleri yaratan Allah'ın bizim kadar düşünemediğini zannederek "Göze göz ilkesi tüm dünyayı kör eder" diyenleri savunanlar, Allah'ın sözlerini dikkate almayarak tutarsızlığın kitabını yazmaya devam etmekteler.

Benim Kalbim Temiz Yanılgısı

Bu da inançlı inançsız herkeslerden bolca duyduğumuz bir cümledir. Özellikle inançlı insanlar ‘Benim zaten kalbim temiz’ der ve birçok Allah yolunda çalışıp çabalayan insandan daha müsterih bir şekilde yaşamlarına devam ederler. ‘Namaz kılmıyorum ama kalbim temiz’, ‘Zekat vermiyorum ama kalbim temiz’, ‘Oruç tutmuyorum ama kalbim temiz’ Bu insanlar bence kendilerine karşı bile samimi değiller. Aslında pek çok insan nasıl biri olduğunu, hangi suçları işlediğini, hangi günahlara girdiğini bal gibi de bilmektedir.


İnsan, Rabbine karşı gerçekten çok nankördür! 

Ve kendisi de buna iyiden iyiye tanıktır. 

Adiyat 6-7 

Peygamberler dahi kendilerine ne yapılacağını bilmez bir halde Rablerinden af dilerlerken, insanların kendinden emin bir şekilde ‘kalbim temiz’ demesi büyük bir yanılgıdır. Kuran’a bakarsak, insanların çıkıp da ‘benim kalbim temiz’ falan dememeleri gerektiğini anlarız. Allah dilerse istediğini bağışlar, temizler. Yoksa Allah bize tek tek el atıp merhamet kollarını uzatmazsa, biz ne günahlarımızdan arınabilir ne de cennete girebiliriz.

Ey iman edenler! Şeytanın adımlarını izlemeyin. Kim şeytanın adımlarını izlerse, şeytan ona iğrençlikleri ve kötülüğü emreder. Allah'ın lütuf ve rahmeti üzerinizde olmasaydı, içinizden tek kişi bile temize çıkamazdı. Ama Allah dilediğini artırıp temizliyor. Allah herşeyi işitiyor, herşeyi biliyor. 

Nur 21 

Allah, lütuf ve rahmetini üzerimize salmasa kimsenin temize çıkamayacağını açık açık söylerken, bazılarının çıkıp da ‘benim kalbim temiz’ demesi tutarsız oluyor. Benim kalbim temiz yanılgısı, insanın hayır yapmasını engelleyen bir şeytan vesvesesinden ibarettir. Aslında insan biraz düşünse kalbinin sandığı kadar temiz olmadığını rahatça anlayabilir. Kendimize göre ahlaklı olduğumuzu düşünüyoruz, peki Allah’a göre nasılız? Önemli olan sadece ve sadece Allah’a göre nasıl biri olduğumuzdur. Şüphesiz ki kimin kalbinin temiz olduğunu, kimi bağışlayıp arıtacağını Allah’tan başka kimse bilmez
.
Öyle kişilerdir ki onlar, günahın büyüklerinden ve iğrençliklerden çekinip kaçınırlar. Bazı küçük sürçmeler hariç. Hiç kuşkusuz, senin Rabbin affı geniş olandır. Sizi en iyi bilen O'dur: Hem sizi topraktan oluşturduğu zaman hem de annelerinizin karınlarında ceninler halinde bulunduğunuz zaman. O halde kendi kendinizi temize çıkmış göstermeyin; kimin sakındığını en iyi bilen O'dur. 

Necm 32